Çarpıntı Ne Zaman Tehlikelidir? Hangi Durumlarda Kardiyoloğa Başvurulmalı?

Çarpıntı Ne Zaman Tehlikelidir? Hangi Durumlarda Kardiyoloğa Başvurulmalı?
Son Güncelleme:
Çarpıntı, kalbin hızlı, güçlü, düzensiz veya alışılmışın dışında attığının hissedilmesidir. Bazen birkaç saniyelik kısa bir “tekleme” şeklinde hissedilirken bazen dakikalarca süren hızlı kalp atımları şeklinde ortaya çıkabilir.
Çarpıntı oldukça sık görülen bir yakınmadır ve her çarpıntı ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmez. Stres, uykusuzluk, fazla kafein tüketimi, bazı ilaçlar veya kansızlık gibi kalp dışı nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Ancak asıl önemli soru şudur: Hangi çarpıntı masum olabilir, hangi çarpıntının altında önemli bir ritim bozukluğu bulunabilir?
Bu ayrım yalnızca kalp hızına bakılarak yapılamaz. Çarpıntının nasıl başladığı, ne kadar sürdüğü, egzersizle ilişkisi ve özellikle bayılma, göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi başka belirtilerin eşlik edip etmediği önemlidir.
Kısa Cevap: Çarpıntı Ne Zaman Tehlikeli Olabilir?
Çarpıntı çoğu zaman ciddi bir kalp hastalığına işaret etmez; stres, uykusuzluk, kafein veya kansızlık gibi kalp dışı nedenlerle de ortaya çıkabilir. Ancak çarpıntıya bayılma veya bayılacak gibi olma, göğüs ağrısı, belirgin nefes darlığı, egzersiz sırasında başlama, uzun sürme, bilinen kalp hastalığı veya ailede genç yaşta açıklanamayan ani ölüm öyküsü eşlik ediyorsa, altta yatan bir ritim bozukluğu açısından kardiyolojik değerlendirme önem kazanır.
Bu ayrım yalnızca nabız sayısına bakılarak yapılamaz. Çarpıntının başlangıç şekli, süresi, düzenli veya düzensiz olması, eforla ilişkisi ve eşlik eden belirtiler birlikte değerlendirilmelidir. İstanbul Anadolu Yakası'nda, özellikle Kozyatağı, Kadıköy, Ataşehir ve Maltepe çevresinden çarpıntı yakınmasıyla başvuran hastalarda değerlendirme daima; öykü, muayene, EKG ve EKO (ekokardiyografi) ile başlar, bazen efor testi ve uygun süreli ritim takibi de (holter) ihtiyaca göre planlanabilir.
Dikkat edilmesi gereken belirtiler:
- Bayılma veya bayılacak gibi olma
- Göğüs ağrısı veya göğüste baskı
- Belirgin nefes darlığı
- Egzersiz sırasında başlayan çarpıntı
- Uzun süren veya çok hızlı kalp atımları
- Belirgin baş dönmesi veya göz kararması
- Bilinen kalp hastalığının bulunması
- Ailede genç yaşta ani ve açıklanamayan ölüm öyküsü
- Çarpıntıyla birlikte ciddi halsizlik, soğuk terleme veya tansiyon düşmesi
Bu bulguların bulunması mutlaka tehlikeli bir ritim bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Ancak çarpıntının nedeninin kardiyolojik açıdan araştırılmasını daha önemli hale getirir.
Özellikle çarpıntıyla birlikte bayılma, devam eden göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya belirgin genel durum bozukluğu varsa rutin poliklinik randevusunu beklemek yerine acil tıbbi değerlendirme gerekebilir.
Çarpıntı Nedir?
Normalde kalbimizin attığını gün boyunca çoğu zaman fark etmeyiz. Kalp atımlarının belirgin biçimde hissedilmeye başlanmasına genel olarak çarpıntı denir.
Hastalar çarpıntıyı birbirinden oldukça farklı şekillerde tarif edebilir:
- “Kalbim çok hızlı atıyor.”
- “Göğsümde kuş çırpınıyor gibi.”
- “Kalbim bir an duruyor, sonra güçlü vuruyor.”
- “Nabzım birden hızlanıyor.”
- “Kalbim düzensiz atıyor.”
- “Boğazımda kalp atışımı hissediyorum.”
Bu tariflerin her biri farklı bir ritim mekanizmasına işaret edebilir. Bu nedenle çarpıntının değerlendirilmesinde yalnızca “nabız kaçtı?” sorusu yeterli değildir.
Her Çarpıntı Ritim Bozukluğu mudur?
Hayır. Çarpıntı bir belirtidir; tek başına hastalık adı değildir.
Kalbin ritmi tamamen normal olduğu halde kişinin kalp atımlarını daha belirgin hissettiği durumlar olabileceği gibi gerçekten ritim bozukluğuna bağlı çarpıntılar da görülebilir.
Çarpıntıya yol açabilecek kalp dışı durumlar arasında stres ve yoğun kaygı, uykusuzluk, aşırı kahve veya enerji içeceği tüketimi, sigara ve nikotin, alkol, ateş, sıvı kaybı, kansızlık, tiroid hastalıkları, bazı ilaçlar ve elektrolit bozuklukları bulunabilir.
Buna karşılık ekstrasistoller, supraventriküler taşikardiler, atriyal fibrilasyon ve bazı ventriküler ritim bozuklukları da çarpıntıya neden olabilir.
Bu nedenle amaç her çarpıntıdan korkmak değil, riskli özellikleri taşıyan çarpıntıyı gözden kaçırmamaktır.
Çarpıntıda Hangi Belirtiler Daha Önemlidir?
1. Çarpıntıyla Birlikte Bayılma Olması
Çarpıntıyla eş zamanlı gelişen bayılma, özellikle dikkat edilmesi gereken durumlardan biridir. Bayılmanın çok sayıda nedeni vardır ve bunların önemli bir bölümü kalp dışı veya iyi huylu nedenlere bağlı olabilir. Ancak hızlı ya da çok yavaş ritim bozuklukları da beynin kanlanmasını kısa süreli azaltarak bilinç kaybına yol açabilir.
2018 ESC Senkop Kılavuzu, özellikle eforla ilişkili veya yapısal kalp hastalığı zemininde gelişen bayılmaların daha ayrıntılı kardiyak değerlendirme gerektirdiğini vurgular.
Özellikle çarpıntının hemen ardından bayılma, herhangi bir uyarıcı belirti olmadan ani bilinç kaybı, egzersiz sırasında bayılma veya bilinen yapısal kalp hastalığı bulunan kişide bayılma daha ayrıntılı kardiyolojik değerlendirme gerektirir.
Bayılacak gibi olmak kalpten olabilir mi? sorusu ve kalple ilişkili risk işaretleri ayrı bir rehberde ele alınmıştır.
2. Çarpıntının Egzersiz Sırasında Ortaya Çıkması
Egzersiz sırasında kalp hızının artması normaldir. Ancak yürürken, koşarken, spor yaparken veya merdiven çıkarken normal efor artışından farklı olarak aniden başlayan belirgin çarpıntı, özellikle baş dönmesi, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bayılma hissiyle birlikteyse değerlendirilmelidir.
Burada önemli olan yalnızca kalbin hızlı atması değil, çarpıntının eforla ilişkisi ve eşlik eden belirtilerdir.
3. Çarpıntıya Göğüs Ağrısının Eşlik Etmesi
Çarpıntı sırasında göğüste ağrı veya baskı hissedilmesi farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Çok hızlı kalp ritimleri kalbin oksijen ihtiyacını artırabilir. Bunun yanında özellikle koroner arter hastalığı açısından risk taşıyan kişilerde göğüs ağrısının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Çarpıntıyla birlikte yeni başlayan veya şiddetli göğüs ağrısı varsa, özellikle ağrı uzuyorsa ya da terleme, nefes darlığı veya fenalık hissi eşlik ediyorsa acil değerlendirme gerekebilir.
4. Çarpıntıyla Birlikte Nefes Darlığı Olması
Kısa süreli bazı çarpıntılarda hafif nefes açlığı hissedilebilir. Ancak belirgin nefes darlığı, özellikle uzun süren hızlı ritimle birlikte ortaya çıkıyorsa daha dikkatli olunmalıdır.
Kalp ritminin çok hızlı veya düzensiz olması bazı kişilerde kalbin dolaşımı etkin biçimde sürdürmesini zorlaştırabilir. Bilinen kalp yetersizliği veya yapısal kalp hastalığı bulunan kişilerde bu durum daha önemli hale gelebilir.
5. Çarpıntının Aniden Başlayıp Aniden Bitmesi
Bazı hastalar çarpıntıyı şöyle tarif eder: “Bir düğmeye basılmış gibi birden başladı, birkaç dakika çok hızlı attı ve yine birden normale döndü.”
Bu tarif bazı supraventriküler taşikardilerde görülebilir. Bu tür atakların çoğu uygun değerlendirme ve tedaviyle yönetilebilir. Ancak tekrarlayan atakların hangi ritimden kaynaklandığının belirlenmesi önemlidir.
Atak sırasında çekilmiş EKG bu nedenle son derece değerlidir. Atak kısa sürüyor ve sağlık kuruluşuna ulaşana kadar kayboluyorsa daha uzun süreli ritim kaydı yöntemleri gündeme gelebilir.
6. Nabzın Çok Düzensiz Hissedilmesi
Çarpıntı her zaman hızlı ve düzenli olmak zorunda değildir. Bazı kişiler bunu “Kalbim tamamen düzensiz atıyor” şeklinde tarif eder. Bunun nedeni basit ekstrasistoller olabileceği gibi atriyal fibrilasyon gibi klinik açıdan önemli ritim bozuklukları da olabilir.
2024 ESC Atriyal Fibrilasyon Kılavuzu, özellikle ileri yaş ve eşlik eden inme risk faktörleri bulunan kişilerde atriyal fibrilasyonun tanınması ve uygun şekilde değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır.
Özellikle ileri yaş, hipertansiyon, diyabet, kalp yetersizliği veya daha önce inme öyküsü bulunan kişilerde yeni başlayan düzensiz ritmin değerlendirilmesi önemlidir.
Ailede Ani Ölüm Öyküsü Varsa Çarpıntı Daha mı Önemlidir?
Evet, bazı durumlarda aile öyküsü risk değerlendirmesini belirgin şekilde değiştirir. Özellikle ailede genç yaşta, beklenmedik veya nedeni açıklanamayan ani ölüm bulunuyorsa bu bilgi kardiyoloji değerlendirmesinde mutlaka belirtilmelidir.
2022 ESC Ventriküler Aritmiler ve Ani Kardiyak Ölümün Önlenmesi Kılavuzu, aile öyküsünün kalıtsal ritim hastalıkları ve kardiyomiyopatilerin araştırılmasında önemli olduğunu vurgular.
Bu nedenle çarpıntısı bulunan bir kişide ailede genç yaşta ani ölüm, açıklanamayan boğulma veya tek araçlı trafik kazası gibi şüpheli ölüm öyküsü, ailede kardiyomiyopati veya bilinen kalıtsal ritim bozukluğu bulunması değerlendirme yaklaşımını değiştirebilir.
Bu kişilerde yalnızca çarpıntının kendisine değil, kişisel ve ailesel risk profiline birlikte bakılması gerekir.
Kalp Hastalığı Olan Bir Kişide Çarpıntı Daha mı Önemlidir?
Her zaman tehlikeli olduğu anlamına gelmez; ancak daha dikkatli değerlendirilir.
Özellikle geçirilmiş kalp krizi, kalp yetersizliği, kardiyomiyopati, önemli kapak hastalığı, doğuştan kalp hastalığı veya daha önce ciddi ritim bozukluğu bulunan kişilerde yeni başlayan çarpıntının klinik anlamı, kalbi yapısal olarak normal olan bir kişiden farklı olabilir.
Burada önemli olan yalnızca ritim bozukluğunu saptamak değil, ritim bozukluğunun hangi kalp üzerinde ortaya çıktığını da değerlendirmektir.
Çarpıntı İçin Kardiyoloji Muayenesinde Neye Bakılır?
Çarpıntının değerlendirilmesinde ilk amaç doğrudan Holter takmak veya çok sayıda tetkik istemek değildir. İlk basamak çoğu zaman ayrıntılı öyküdür.
Şu sorular özellikle önemlidir:
- Çarpıntı ne zaman başladı?
- Birden mi, yavaş yavaş mı başlıyor?
- Ne kadar sürüyor?
- Düzenli mi, düzensiz mi?
- Efor sırasında mı ortaya çıkıyor?
- Dinlenirken veya gece oluyor mu?
- Bayılma veya baş dönmesi eşlik ediyor mu?
- Göğüs ağrısı veya nefes darlığı oluyor mu?
- Atak sırasında nabız ölçüldü mü?
- Kullanılan ilaçlar veya uyarıcı maddeler var mı?
- Ailede ani ölüm veya ritim hastalığı var mı?
Bu bilgiler bazen yapılacak tetkikin seçiminde testin kendisinden bile daha yol göstericidir.
Çarpıntıda Hangi Testler Yapılabilir?
Her çarpıntısı olan kişiye aynı testlerin yapılması doğru değildir.
EKG
İstirahat EKG'si çoğu zaman ilk değerlendirmelerden biridir. Atak sırasında çekilebilirse ritim bozukluğunun tanısını doğrudan gösterebilir. Ancak çarpıntı aralıklıysa muayene sırasında çekilen EKG tamamen normal olabilir. Normal EKG, aralıklı ortaya çıkan bütün ritim bozukluklarını dışlamaz.
Ekokardiyografi (EKO)
Ekokardiyografi (EKO) ritim bozukluğunu kaydetmek için değil, kalbin yapısını değerlendirmek için kullanılır. Kalp kasının fonksiyonu, kalp boşlukları, kapaklar ve bazı yapısal kalp hastalıkları hakkında bilgi sağlar. Her çarpıntıda zorunlu değildir; klinik değerlendirmeye göre planlanır.
Holter ve Uzun Süreli Ritim Kaydı
Çarpıntı muayene sırasında veya standart EKG'de yakalanamıyorsa ritmin daha uzun süre kaydedilmesi gerekebilir. 24–48 saatlik Holter bazı hastalarda yeterliyken daha seyrek ataklarda daha uzun süreli kayıt yöntemleri daha anlamlı olabilir.
Burada temel prensip şudur: Kayıt süresi, şikâyetin görülme sıklığına göre seçilmelidir. Bu nedenle haftada bir kez çarpıntısı olan kişiyle her gün birkaç kez çarpıntı yaşayan kişiye aynı ritim takip yönteminin seçilmesi uygun olmayabilir.
Atakların yakalanması ve kayıt süresinin seçimi için çarpıntının Holter ile değerlendirilmesi yaklaşımına ayrı bir rehberde değinilmiştir.
Akıllı Saatte Çarpıntı Görülmesi Tanı Koydurur mu?
Akıllı saatler ve kişisel ritim kayıt cihazları son yıllarda giderek yaygınlaştı. Atak sırasında alınmış kaliteli bir ritim kaydı kardiyolog için gerçekten yararlı olabilir. Özellikle çarpıntının başlangıç ve bitiş anının kaydedilmesi önemli bilgiler sağlayabilir.
Ancak akıllı saat kardiyoloji muayenesinin veya tıbbi EKG'nin yerine geçmez. Cihazların verdiği “atriyal fibrilasyon”, “yüksek nabız” veya “düzensiz ritim” uyarıları klinik bulgular ve gerektiğinde tıbbi kayıtlarla birlikte değerlendirilmelidir.
Akıllı saat ritim bozukluğu uyarısı verirse ne yapılmalı? sorusu ayrı bir rehberde ele alınmıştır.
Çarpıntı İçin Ne Zaman Acile Başvurulmalı?
Çarpıntı devam ederken aşağıdakilerden biri ortaya çıkıyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekebilir:
- Bayılma veya bilinç kaybı
- Şiddetli veya devam eden göğüs ağrısı
- Belirgin nefes darlığı
- Ciddi halsizlik veya genel durum bozulması
- Soğuk terleme ve fenalık hissi
- Belirgin tansiyon düşüklüğü
- Yeni gelişen nörolojik belirti
Özellikle belirtiler devam ediyorsa kişinin kendi aracıyla uzun mesafe gitmeye çalışması yerine uygun acil sağlık hizmetine başvurması daha güvenli olabilir.
Çarpıntı Geçtiyse Yine de Kardiyoloğa Gitmek Gerekir mi?
Bazı durumlarda evet. Çarpıntının değerlendirme anında geçmiş olması, nedeninin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Birçok ritim bozukluğu ataklar halinde ortaya çıkar ve hasta doktora ulaştığında ritim normale dönmüş olabilir.
Özellikle ataklar tekrarlıyorsa, giderek sıklaşıyorsa, uzun sürüyorsa, eforla ortaya çıkıyorsa, bayılma veya baş dönmesi eşlik ediyorsa, bilinen kalp hastalığı varsa veya ailede ani ölüm öyküsü bulunuyorsa kardiyoloji değerlendirmesi uygun olur.
Çarpıntıda Doğru Yaklaşım: Önce Riski Belirlemek
Çarpıntı değerlendirmesinde amaç herkese aynı tetkikleri yapmak değildir. Bir kişide birkaç saniyelik ve klinik açıdan düşük riskli ekstrasistoller söz konusu olabilirken başka bir kişide aynı “çarpıntı” kelimesinin altında önemli bir taşikardi bulunabilir.
Bu nedenle doğru yaklaşım: şikâyeti dinlemek → riskli özellikleri belirlemek → muayene ve EKG → gerekli hastada uygun ileri incelemeyi seçmek şeklinde olmalıdır.
Kozyatağı'ndaki kardiyoloji muayenehanemizde Kadıköy, Ataşehir, Acıbadem, Maltepe ve İstanbul Anadolu Yakası'nın farklı bölgelerinden çarpıntı yakınmasıyla başvuran hastalarda değerlendirme; şikâyetin özellikleri, EKG bulguları, kalbin yapısı ve kişisel risk profili birlikte ele alınarak planlanmaktadır.
Amaç her hastaya Holter veya ileri tetkik uygulamak değil; hangi hastanın hangi incelemeye gerçekten ihtiyacı olduğunu belirlemektir.
Sonuç
Çarpıntı çok sık görülen bir yakınmadır ve çoğu çarpıntı tek başına ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmez.
Ancak çarpıntının bayılma, efor sırasında ortaya çıkma, göğüs ağrısı, belirgin nefes darlığı, bilinen kalp hastalığı veya ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü ile birlikte olması değerlendirmeyi daha önemli hale getirir.
Burada temel amaç her çarpıntıya ileri tetkik yapmak değil; önemli olabilecek ritim bozukluklarını doğru hastada ve doğru yöntemle araştırmaktır.
Çarpıntınız tekrarlıyor veya yukarıdaki riskli özelliklerden biri eşlik ediyorsa kardiyoloji değerlendirmesi planlanabilir.
Bu Yazıyı Kim Hazırladı?
Bu içerik Kardiyoloji Uzmanı Dr. Sinan Coşkun Turan tarafından, güncel kardiyoloji kılavuzları ve klinik yaklaşım esas alınarak hazırlanmıştır.
Dr. Sinan Coşkun Turan, İstanbul Kozyatağı'ndaki muayenehanesinde çarpıntı ve ritim bozuklukları başta olmak üzere kardiyolojik yakınmaların değerlendirilmesi; EKG, ekokardiyografi ve gerekli hastalarda ritim Holteri gibi incelemelerin planlanması alanında hizmet vermektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Kişisel tanı veya tedavi önerisinin ve hekim muayenesinin yerine geçmez.
Son güncelleme:
Kaynaklar
- European Society of Cardiology (ESC). 2022 ESC Guidelines for the Management of Patients with Ventricular Arrhythmias and the Prevention of Sudden Cardiac Death. European Heart Journal, 2022.
- European Society of Cardiology (ESC). 2018 ESC Guidelines for the Diagnosis and Management of Syncope. European Heart Journal, 2018.
- European Society of Cardiology (ESC). 2024 ESC Guidelines for the Management of Atrial Fibrillation. European Heart Journal, 2024.
- European Society of Cardiology / European Heart Rhythm Association (EHRA). Güncel aritmi ve ritim bozukluğu klinik uygulama kaynakları.
Sık Sorulan Sorular
Çarpıntı her zaman kalp hastalığı belirtisi midir?
Hayır. Çarpıntı sık görülen bir belirtidir ve stres, uykusuzluk, aşırı kafein tüketimi, kansızlık, tiroid hastalıkları veya bazı ilaçlar gibi kalp dışı nedenlerle de ortaya çıkabilir. Yapısal kalp hastalığı bulunmayan kişilerde bazı izole ekstrasistoller klinik açıdan iyi huylu olabilir ve her zaman tedavi gerektirmeyebilir. Ancak çarpıntı tekrarlıyorsa, uzun sürüyorsa veya bayılma ya da göğüs ağrısı gibi başka belirtiler eşlik ediyorsa altta yatan nedenin kardiyolojik açıdan değerlendirilmesi uygun olur.
Çarpıntıda nabız kaç olursa tehlikelidir?
Tek başına belirli bir nabız değeriyle “tehlikeli” veya “tehlikesiz” ayrımı yapmak doğru değildir. Yaş, ritmin türü, çarpıntının süresi, kişinin kalp hastalığı olup olmadığı ve eşlik eden belirtiler birlikte değerlendirilmelidir. Örneğin dinlenme halinde saptanan hafif nabız artışı ile aniden başlayıp dakikalarca süren çok hızlı bir ritim klinik açıdan farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca nabız sayısına değil, çarpıntının tüm klinik bağlamına göre yapılır.
Çarpıntıyla baş dönmesi olması önemli midir?
Olabilir. Özellikle belirgin baş dönmesi, göz kararması, bayılacak gibi olma veya bilinç kaybı çarpıntıyla eş zamanlı ortaya çıkıyorsa kardiyolojik değerlendirme önem kazanır. Bazı ritim bozukluklarında kalbin dolaşımı yeterince sürdürememesi bu belirtilere yol açabilir. Böyle bir birliktelik varsa değerlendirmeyi geciktirmemek uygun olur.
Gece çarpıntısı tehlikeli midir?
Gece ortaya çıkması tek başına tehlikeli olduğu anlamına gelmez; birçok kişide istirahat halinde kalp atımları daha belirgin hissedilebilir. Ancak sık tekrarlıyorsa, uzun sürüyorsa, uykudan uyandırıyorsa veya başka belirtiler eşlik ediyorsa nedeninin araştırılması uygun olur. Atak sırasında alınabilen bir ritim kaydı değerlendirmeye katkı sağlayabilir.
Çarpıntı sırasında EKG normal çıkarsa sorun olmadığı anlamına gelir mi?
Çarpıntı gerçekten devam ederken çekilen EKG özellikle değerlidir ve bazı durumlarda tanıyı doğrudan gösterebilir. Ancak şikâyet geçtikten sonra çekilen normal bir EKG, aralıklı ortaya çıkan ritim bozukluklarını tamamen dışlamaz. Bu nedenle atakları seyrek olan hastalarda daha uzun süreli ritim takibi gerekebilir. Normal bir istirahat EKG'si tek başına çarpıntının nedeninin tamamen açıklığa kavuştuğu anlamına gelmez.
Çarpıntı için Holter kaç saat takılmalıdır?
Tek bir süre herkes için doğru değildir; atakların sıklığına göre kayıt süresi belirlenir. Sık tekrarlayan çarpıntılarda 24–48 saatlik standart Holter yeterli olabilirken, haftada bir veya daha seyrek görülen ataklarda daha uzun süreli ritim kayıt yöntemleri gerekebilir. Temel amaç, kayıt süresini semptomun ortaya çıkma sıklığına uygun seçerek şikâyet sırasında kalp ritmini yakalayabilmektir.
Çarpıntı için EKO gerekli midir?
Her hastada zorunlu değildir. EKO ritmi kaydetmek için değil, kalbin yapısını ve fonksiyonlarını değerlendirmek için kullanılır. Yapısal kalp hastalığı şüphesi, anormal muayene veya EKG bulguları ya da bilinen kalp hastalığı öyküsü varsa ekokardiyografi planlanabilir. Hangi hastada gerekli olduğuna klinik değerlendirmeyle karar verilmelidir.
Çarpıntı ve bayılma birlikte olursa ne yapılmalı?
Özellikle çarpıntıyla eş zamanlı bilinç kaybı gelişiyorsa bu durum değerlendirilmelidir; çünkü bazı hızlı veya çok yavaş ritim bozuklukları dolaşımı geçici olarak etkileyebilir. Şikâyet devam ediyorsa veya göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı ya da genel durum bozukluğu eşlik ediyorsa acil tıbbi yardım gerekebilir. Bayılma geçtikten sonra da olayın ayrıntılı öyküsü, muayene ve EKG ile değerlendirilmesi altta yatan nedenin belirlenmesi açısından önemlidir.
İlgili içerikler
Randevu & İletişim
Klinik değerlendirme veya evde kardiyoloji hizmeti için iletişime geçin.